Dünya Duygusal Zeka Araştırmaları

Duygusal Zeka'daki Yaşamsal Veriler - Avrupa 2018

Duygusal Zeka'daki Yaşamsal Veriler - Avrupa 2018

Duygusal Zeka (EQ), günümüz dünyasının getirdiği karmaşa ile baş ederken faydalandığımız temel bir beceri seti. Duygularla akıllı olmak şeklinde tanımlayabileceğimiz Duygusal Zeka, günlük hayatımızda kurduğumuz ilişkilerde, etkinliğimizde, verimli çalışmamızda, yaşam kalitemizde ve genel anlamıyla hayatın her alanındaki performansımızda kendisini gösteriyor.

Duygusal Zekanın durumu 2011 yılından beri dünyanın ilk ve en büyük Duygusal Zeka organizasyonu Six Seconds tarafından hazırlanan Dünya EQ Raporu ile takip ediliyor. 2016 yılında yayınlanan rapordaki ile bu rapor arasındaki yetk. 160 ülke ve 6 bölgeden 200.000 insanın katılımı ile oluşturulmuş dünyadaki en kapsamlı veri setinin analizi, kendilerini Duygusal Zekanın gelişimine adamış, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan Six Seconds tarafından yapılıyor. Bu geniş kapsamlı araştırmanın çıktıları Duygusal Zeka ile ilişkili yetkinliklere, beyin tarzlarına, beyin yeteneklerine ve bu konuda dünya çapında gözlemlenen farklılıklara ışık tutar niteliktedir.

Türkiye, bu çalışmanın Avrupa ayağında yer alıyor. Duygusal Zeka anlamında nasıl bir seviyede olduğumuzu ve bunun ne gibi faktörler ile ilişkili olduğunu görüp kendimizi tanımak, bizi daha güçlü sosyal ilişkilere ve daha başarılı bir iş hayatına götürecek kapıyı açan anahtar olabilir.

Duygusal Zekanın hayatımızdaki yerini ve neye işaret ettiğini açıklamadan önce, 2018 araştırmalarının bulgularından ve EQ seviyelerinin dünyanın farklı bölgelerinde, farklı yaş grupları ya da cinsiyetler arasında ne gibi değişimler gösterdiğinden kısaca söz edelim.

Ortalama EQ Puanı

Global çerçevede ortalama EQ puanı 99.14 iken, bu oran Avrupa’da 99.7. Asya-Pasifik Bölgesi 103.8 ile EQ puanlarında başı çekiyor. Avrupa ise dünya genelinde altıncı sırada.

Cinsiyet ve Yaş

Avrupa bulgularında, kadın ve erkeklerin ortalama EQ puanları arasında herhangi bir farklılık gözlemlenmemiş. Genel anlamda, EQ puanlarının yaş ile birlikte bir artış gösterdiğini söylemek mümkün.

Six Seconds araştırmalarının ortaya koyduğu diğer ölçekler ise yetkinlikler, beyin tarzları ve beyin yetenekleri. Bunlar, kendimizi ve gündelik yaşamımızda kullandığımız duygusal ve zihinsel becerileri sınıflandırarak Duygusal Zekanın anlaşılmasını kolaylaştıran araçlar.

Yetkinlikler

Duygusal Zeka, gündelik yaşamımızda farkında olarak ya da olmadan faydalandığımız pek çok yetenek ile yakından ilişkili. Avrupa sonuçlarına göre EQ ile arasında en güçlü ilişki bulunan yetkinlikler İçsel Motivasyonuna Bağlanmak, Asil Hedeflere Yönelmek ve İyimserliği Deneyimlemek. Bu yetkinliklerin ne olduğu şöyle özetlenebilir:

İçsel Motivasyonuna Bağlanmak

İçsel motivasyona bağlanmak, kişisel değerlerimiz ve bağlılıklarımız doğrultusunda hareket etmek şeklinde tanımlanabilir. Maaş ya da statü gibi dış etkenlerin peşinden gitmek yerine kendi duygularımız, değerlerimiz ve temel insani ihtiyaçlarımız ile uyumlanıp motivasyon kaynağımızı kendi içimizde bulmamız bu yetkinlikle doğrudan ilişkilidir.

Asil Hedeflere Yönelmek

Asil Hedeflere Yönelmek , gündelik seçimlerimizi hayatımızı kapsayan belirgin bir amaç çerçevesinde yapmak olarak açıklanabilir. Bir anlam ifade etmeyen kısa vadeli hedefler ile uğraşmanın aksine, uzun vadede dünyada ne gibi bir değişim görmeyi istediğimizi düşünmek, bugün bu hedefe giden yolda nasıl bir adım atacağımızı gözetmek bu yetkinliğin getirdiği hareket etme biçimleridir.

İyimserliği Deneyimlemek

İyimserliği Deneyimlemek, ihtimalleri ve umudu akılda tutan proaktif bir yaklaşım gütmektir. Hiçbir seçeneğin kalmadığına kanaat getirip vazgeçmek yerine, her zaman açık ve net olmasa da seçeneklerimizin bulunduğunu hatırlamak ve yeni ihtimaller yaratmak, bu yetkinlik ile yakından ilişkilidir.

Sözünü ettiğimiz bu üç yetkinlik ve hayatımızı kolaylaştırıp bizi motive edecek daha pek çoğu, EQ ile karşılıklı bir ilişki içinde. Duygusal Zekamız geliştikçe biz bu yetkinliklerden daha kolay ve daha bilinçli bir şekilde faydalanabilir hâle geliyoruz. Bununla birlikte biz bu yetkinlikleri uyguladıkça Duygusal Zeka becerilerimiz de artmış oluyor.

Beyin Tarzları

Duygusal Zekayı basit ve pratik bir biçimde anlamlandırmak için kullanılan yöntemlerden biri de Six Seconds araştırmalarının ortaya koyduğu, sekiz arketipten oluşan “EQ Beyin Tarzları”. Bu sekiz beyin tarzı şunlardır:

Bilim İnsanı: Kesin, Dikkatli, Titiz
Mucit: Analitik, Yaratıcı, Açık
Stratejist: Titiz, Dikkatli, Gelecek Odaklı
Sağlayıcı: Görev Odaklı, Üretken, Pratik
Vizyoner: Tutkulu, Dönüşebilen, Uzun Süreli
Koruyucu: Şefkatli, Dikkatli, Uygulamacı
Enerji Veren: Kendini Adamış, Yaratıcı, Gerçek Dünya
Bilge: Şefkatli, Koruyucu, Azametli

Söz ettiğimiz bu beyin tarzlarının görülme sıklığı dünya çapında farklılıklar gösteriyor. Avrupa’da dünya ortalamasına göre daha sık görülen beyin tarzları Enerji Veren (%10.5 daha sık) ve Sağlayıcı (%7.9 daha sık).

Dünya ortalamasına kıyasla Avrupa’da daha az rastlanan beyin tarzları ise Stratejist (%9.0 daha seyrek) ve Bilge (%3.3 daha seyrek). 

 

Beyin Yetenekleri

Duygusal Zekayı daha işlenebilir kılmak için, Six Seconds üstün performanslı liderlerin Duygusal Zeka becerilerini uygularken sergiledikleri temel davranışları inceleyen bir araştırma gerçekleştirdi. Duygusal Zekayı harekete geçirirken ortaya çıkan ya da öğrenilen davranışlar 18 “yetenek” çerçevesinde değerlendiriliyor:

Veri Madenciliği: Önemli bilgiyi incelemek için filtrelemek
Modelleme: Mantıksal olasılıkları belirlemek
Önceliklendirme: Olası yolları görmek ve derecelendirmek
Bağlantı: Başkalarının duygularını algılamak ve yansıtmak
Duygusal İç görü: İnsanları ve insani dinamiklerini anlamak
İş Birliği: İnsanlar arasında uyum yaratmak
Derin Düşünme: Değerlendirme için ara vermek
Uyumluluk: Çoklu bakış açılarını kabul etmek
Eleştirel Düşünce: Değerlendirmek, incelemek ve planlamak
Yılmazlık: Düşse de kalkmak
Risk Toleransı: Bilinmeyen potansiyeli kabul  etmek
İmgeleme: Bilinmeyeni görmek
Proaktiflik: İç motivasyon ile hareket etmek
Kararlılık: Neyin önemli olduğu konusunda dikkat sağlamak
Problem Çözme: Mevcut ihtiyaçları karşılamak için çözümler yaratmak
Vizyon: Uzun vadeli anlamı görmek
Tasarım: Yeni bir potansiyel yaratmak için dikkati arttırmak
Girişimcilik: Gelecekteki zorluklar konusunda çözümler bulmak

Sözü edilen bu beyin yetenekleri arasında Avrupa’nın global ortalamalara oranla en yüksek ve en düşük puanlara sahip olduğu alanlar şunlar:

Avrupa’da daha yüksek olan Beyin Yetenekleri

Proaktiflik (%9.4 daha yüksek)
Risk Toleransı (%8.3 daha yüksek)
Eleştirel Düşünce (%7.2 daha yüksek)

Avrupa’da daha düşük olan Beyin Yetenekleri
Derin Düşünme (%3.3 daha düşük)
Vizyon (%3.2 daha düşük)
Önceliklendirme (%2.3 daha düşük)

 

Hangi yeteneklerden daha çok faydalanıp hangilerini göz ardı ettiğimizi fark etmek ve bunların üzerinde çalışmak, gerek sosyal yaşamımızda gerek kariyerimizde bizi başarıya götürecektir. Kişinin kendini tanıması ve geliştirmesi oldukça zorlu bir süreç.

Bize kendimizi tanımamız için sunulan bu araçları kullanmak (beyin tarzlarımızı ve beyin yeteneklerimizi keşfetmek gibi) bu zorlu süreçte işimizi kolaylaştıracaktır. Duygusal Zekamızın gelişmesi, kendimizi tanımamız ve ilişki kurma ya da zorlukların üstesinden gelme gibi karmaşık süreçleri anlamlandırmamız hemen bir gün içerisinde gerçekleşmez. Aksine, bu yaşam boyu süren ve hiç bitmeyen bir yolculuk. Bu yolculuğa nasıl bir hazırlıkla çıkacağımız ve bu süreçten ne kadar keyif alacağımızı etkileyen pek çok etken var.

Hayatın Ritmi olarak size veya şirketinize bu yolculukta eşlik edebilecek ve süreçleri kolaylaştıracak çözümler sunuyoruz.

Raporun tamamı için info@hayatinritmi.com.tr adresine e-posta gönderebilirsiniz.


Önerilen Ziyaretler