Blog

Karar Verme ve Duygusal Zeka

Karar Verme ve Duygusal Zeka
Paylaş

2018-11-11 14:13:52

Karar verme süreci birçoğumuz için zor olabilir. Öğle yemeğini nerede yiyeceğimiz gibi ufak bir karar bile molamızın yarısını bunu düşünerek harcamamıza sebep olabilirken çok daha büyük kararlar vermek insana ciddi bir zihinsel yük getiriyor.

Böyle bir yükü sırtlayabilmemiz, ortaya çıkan stresle ve bizi bekleyen belirsizlikle aktif olarak baş edebilmemiz için türlü araçlara ihtiyaç duyuyoruz. Araştırmacılar, karar verme sürecinde yaşadığımız zorlukların üstesinden gelme yetimiz ile Duygusal Zekamızın gelişimi arasında bir doğru orantı gözlemliyor.

Duygusal Zekanın bileşenleri olan ve karar verme sürecimizi doğrudan etkileyen faktörlerden bazıları şunlar:

1- Kendini tanımak. Araştırmalar, Duygusal Zekası gelişkin bireylerin karar verme sürecinde kendi rollerini tanımlama ve becerilerini objektif bir şekilde değerlendirme konusunda başarılı olduğunu gösteriyor.

2- Duygulara yön vermek: Kendine liderlik ederek kişinin dürtülerini kontrol edebilmesi, ani duygu değişimlerine kapılmaması ve hareketlerinin sorumluluğunu alması, kişiyi daha iyi bir karar verici yapıyor.

3- Empatiyi Geliştirmek: Araştırmalar, dahil olduğu ekibin içinde kendi rolünü ve diğer ekip üyelerinin rollerini iyi okuyabilen, sosyal farkındalığı yüksek, empati kurabilen ve organizasyon yapısının bilincinde olan bireylerin karar verirken daha fazla sosyal değişkeni hesaba katabildiğini ve kararlarının sonuçlarını üstlenme konusunda daha sorumlu bir tutum sergilediğini gösteriyor.

4- Fizyolojik Durum: Açlık, uykusuzluk ya da yorgunluk gibi bedensel faktörler, karar verme süreçlerimize doğrudan etki ediyor. Açken veya uykusuzken sabırsız olabilir, tüm seçenekleri değerlendirip sağlıklı bir karar vermek yerine aceleyle sonuca varmaya çalışabiliriz.

Biz her ne kadar mantıklı olduğumuzu, karar verirken ya da herhangi bir davranışı sergilerken tümüyle zihnimizin kontrolü içerisinde hareket ettiğimizi düşünsek de bilişsel psikolojinin yirmi yılı aşkın süredir yürüttüğü araştırmalar bunun aksini işaret ediyor. Duyguların, dış etkenlerin, psikolojik ya da fizyolojik sayısız nedenin üzerimizdeki etkisi tahmin edemeyeceğimiz kadar büyük. Karar verirken dış etkenleri değiştiremesek de, yaklaşımlarımızı ya da mantık kurma süreçlerimizi dönüştürmemiz mümkün.

Duygularınızı anlayıp onlara daha iyi yön verebilmek, daha iyi kararlar alabilmek için yapabileceğimiz pek çok şey var. Bunlardan bazılarını şu şekilde özetleyebiliriz:

1- Duygusal Zekanın karar verme sürecine olan etkisini fark etmek. Duygulardan arınmış, tamamen mantık çerçevesinde düşünüp hareket eden canlılar olmadığımızı, düşüncelerimizin hislerimiz tarafından ne denli şekillendirilebilir olduğunu, kendimizi ve kalıplarımızı tanımanın önemini kabul etmek iyi bir başlangıç olabilir.

2- Ruh halimizi olumsuz etkileyen süreçleri takip etmek. Kimi durumlar ya da olaylar üzerimizde büyük bir olumsuz etki bırakır ve bizde öfke, kırgınlık ya da hayal kırıklığı gibi duygular uyandırıp etkili sonuçlar için karar almamızın önünde bir engel oluşturur. Ne gibi durumların bizde tetikleyici rol oynadığını fark etmek, hazırlıklı olmamızı sağlar.

3- Harekete geçmeye hazır olmak. Aceleci davranmak istemeyip etraflıca düşünmek işe yarasa da bir karar vermekten sonsuza dek kaçamayacağımızı bilmemiz gerekiyor. Önümüzdeki meseleyi uzun süre görmezden gelmek pek çok fırsatı kaçırmamıza da neden olabilir.  Bir değerlendirme sürecinin sonucunda, vereceğimiz kararın sorumluluğunu üstleneceğimizi önceden kabul etmek, bu süreci daha iyi yönetmemizi sağlar.

Duygusal Zekamızı geliştirmeye odaklandıkça, var olduğumuz sosyal hayatta oynadığımız rolü belirleme ve sahiplenme konusunda kendimizi çok daha rahat hissetmemiz mümkün. Böylesi bir gelişime yönelmek hem karar verirken yaşadığımız süreci, hem de verdiğimiz kararların sonuçlarını iyileştirebilir.

Etkili karar verme süreçlerini geliştirerek performansı yükseltmeye yönelik eğitimlerimiz için info@hayatinritmi.com.tr adresinden bizlerle iletişime geçebilirsiniz.







Önerilen Ziyaretler
En Çok Okunan Blog Yazıları
Diğer Blog Yazıları