Blog

Duygusal Zekayı Deneyimlemek

Duygusal Zekayı Deneyimlemek
Paylaş

2018-05-17 23:06:08

Neden?

Karmaşanın olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Stres artıyor. İnanılmaz bir teknoloji ile iletişim halinde olmamıza rağmen yalnız hissediyoruz. Bu düzen insanları daha değişken, sabırsız, kavgacı, kaçmaya meyilli veya atıl yapıyor. Bu da bireysel veya toplu olarak karşılaştığımız gerçek sorunları çözmemizi zorlaştırıyor. Duygusal zorluklar işte, evde, tüm dünyada artıyor. Çocuklar bile daha büyük sıkıntıyı tecrübe ediyorlar. Belki bir zamanlar Duygusal Zeka yetkinliklerini etkin şekilde öğrenmeye daha az ihtiyaç vardı. Ancak karmaşanın arttığı şu anki dünyamızda, kendimizin ve çevremizin duygularıyla etkin olarak başa çıkabilmek için hepimizin daha çok iç görü ve beceri geliştirmesi gerekiyor. İşte Duygusal Zekanın burada devreye giriyor.

 

Vücut hakkında yapılan araştırmalar gösteriyor ki Duygusal Zeka becerileri insanlara yardım ediyor…

  • Daha etkili sonuçlar elde ediliyor.
  • Daha sağlıklı olunuyor ve hissediliyor.
  • Daha iyi kararlar alınıyor.
  • Daha güçlü ilişkiler kuruluyor.

Detaylı araştırmalar için 6sec.org/case sitesini ziyaret edebilirsiniz.

 

Nedir?

Duygusal Zeka, duygularla daha akıllı olmak demektir. Bunu kavramak duygularımızı en etkin aksiyonları almakta yardımcı olan bilgi kaynağı gibi kullanmayı sağlar.

Bazen insanlar duygularının içinde kayboluyor ve bunalıyorlar. Kimileri duygularını görmezden geliyor, hissetmemeye çalışıyor, ve önemli sinyalleri kaçırıyor. Her iki uçta etkili olmuyor. Duygusal Zeka duyguları kullanmak ve duygularla birlikte düşünmek demektir. Bu dengeyle ilgilidir. 

Daha fazlası için: 6sec.org/eq

 

Nasıl?

Six Seconds olarak Duygusal Zekayı daha pratik bir şekilde kullanmaya yönelik bir süreç geliştirdik.

Six Seconds’ta bizim vizyonumuz 1 milyar insanın Duygusal Zekayı deneyimlemesidir. İnanıyoruz ki aktif olarak Duygusal Zekayı kullanmak hepimizin daha çok huzur ve refah içinde, iyi bir dünya yaratmasına yardımcı olacaktır. Bize katılmanızı ümit ediyoruz!

Bu kitapçık Duygusal Zekayı deneyimlemenizde ilk adımları oluşturan 6 fikri içermektedir.

Daha çok öneri için siteyi ziyaret edin. 6sec.org/start

 

Olgu: Duygular biyolojimizin bir parçasıdır. 

Duygular, beyinimizin ve vücudumuzun çalışma yönteminin kimyasal parçasıdırlar. Beynimizde, duyguların kimyasalları düşüncelerin kimyasalları ile birbirine karışmıştır. Nörolog Antonio Damasio’nun yazdığı gibi,

“Duygular, sebeplerden oluşan nöral bir ağın tarafından sarmalanmışlardır.”

Duyguları dışarıda bırakmak uygun gibi gelse de, aslında duygularımız ve düşüncelerimiz her zaman birbirlerini etkilerler. Duygular aynı zamanda vücudumuzu da etkilerler. Vücudumuzu fırsat ve tehlikelere karşı hazırlamak için sinyal gönderirler. Kalp atışı, kan akışı, sindirim, bağışıklık sistemi, kas kasılması ve vücut sıcaklığı gibi temel fonksiyonları düzenlerler.

 

Alıştırma:Fiziksel Duygular

Duyguları yıllarca göz ardı etmeyi alışkanlık haline getirdiyseniz, onları anlamaya başlamak zorlayıcı olabilir. Bazı insanlara vücutlarında neler olduğunu fark etmenin yardımcı olduğunu belirtiyorlar: Çenen gergin mi? Sırtın ağrıyor mu? Yumrukların kenetlenmiş mi? Kaşların çatık mı?

Bedensel duyumsamalar duygusal olarak ne hissettiğinizi fark etmenizde size ipucu olabilir.

 

Her gün birkaç kez, bir dakikanızı ayırın ve anlamaya başlayın.

 

Vücut-Zihin-Kalp (VZK) taramasını deneyimleyin:

  • Fiziksel olarak ne deneyimliyorsunuz? (örneğin; gülümseme, kızgınlık, gergin veya rahat kaslar)
  • Ne çeşit düşünceler içindesiniz? (örneğin; odaklı, dağınık, değerlendiren, gözlemleyen…)
  • Ne tarz duygulara sahipsiniz? (örneğin; sakin, telaşlı, endişeli, sevinçli, sıkılmış, heyecanlı…)

Bunu uyguladıkça, küçük hatta zor algılanan duygularının bile (öfkeli ve yüksek bir hale dönüşmeden) farkına vardığınız becerilere sahip olmaya başlayacaksınız.

 

Olgu: Çoklu Duygular

Duygusal kimyasallar vücudumuzda baştan başa ancak, öncelikle beynimizde üretilirler. Hipotalamus denilen küçük bir “fabrika” duygusal kimyasalları birleştirir. Bunlar peptid olarak isimlendirilen küçük protein dizilimlerinden oluşurlar. Bu kimyasallar serbest bırakılır, ardından beynimiz ve hipofiz bezesinden kan dolaşımına hızlıca akarlar.

Duygular vücudumuzdaki her bir hücreyi etkilerler.

Ve, vücutlarımız zihnimizi etkiler. Duygular iki yönlü iletişim sistemi gibidir. Herhangi bir anda, beynimizde ve vücudumuzda sistemi düzenlemek ve başa çıkmaya yardımcı olmak için çoklu küçük duygu kimyasal “patlamalar” mesajlarını taşıyarak dolaşırlar. 

Vücutta bir duygu kimyasalının seyahati, bir hücreye mesajını iletmesi ve geri dönüşümünün süresi yaklaşık altı saniyedir.

 

Alıştırma: Duyguların Katmanları

İnsanlar duygularını ifade ettiklerinde sıklıkla en görünür ve ön plandaki duygularına odaklanırlar. Örneğin, bir tartışma içinde sinirli olduğunuzu fark etmek kolaydır. Neredeyse her zaman bu duyguyu çevreleyen ek başka duygular da vardır. Belki korkmuş, yalnız, seven, umutlu, heyecanlı veya hepsini aynı anda hissediyorsunuz. Biri diğerini engellemez, hepsi birlikte bir paradoks gibi yoğun (kafa karıştırıcı) duygular dokusu yaratarak var olurlar.

 

Duygularının farkına varırken kendinize şunu sorun:

Başka ne hissediyorum?

 

Duygulardan oluşan bir desen yaratmaya çalışın. Bir kağıdı küçük kare parçalara bölün (dört ile başlayın) ve her birini şu an sahip olduğunuz duyguları ifade edecek renk ve özelliklerle doldurun. Tamamladığınız “desene” bakarak duygularınızın birbirlerini ve sizi nasıl etkilediğini düşünün. Bu uygulama, duygularınızın karışımının daha çok farkına varmanıza; sırayla neden böyle  düşündüğünüzü ve davrandığınızı anlamanıza yardımcı olacaktır.

 

Olgu: Duygular Bulaşıcıdır

Sosyal varlıklar olarak, duygularımız kendi “sürümüzdekilere” risk ve fırsatlarla ilgili sinyal göndermeye hizmet ederler. Duygular bir anında iletişim kanalı oluştururlar. Bizler başkalarının örneğin yüzlerini izleyerek veya ses tonlarını dinleyerek duygularını okuyup sonrada bu bilgileri kullanırız. Bunun meydana geldiğini fark etmek zorunda değiliz. Bu otomatik bir süreçtir. 

Bazı insanları daha güçlü “Duygusal Aktarımcı” yapan çeşitli faktörler vardır. Yüksek statü ve pozisyonel otorite sahibi olanlar ile güçlü bağlara sahip olduklarımızın sanki daha fazla duygusal etkileri vardır. 

Yani kendi düşünce ve davranışlarımızı etkilemelerine ek olarak, duygularımız aynı zamanda çevremizdeki insanları da etkiler. Özellikle de bize en çok saygı duyan ve önemseyen insanları.

 

Alıştırma: Frekansı Ayarlayın

Önceki 2 alıştırmada, hissettiğiniz duygularınız ile çoklu olanların daha çok farkına vardınız. Enerji ve dikkatinizi bir duygu yerine diğerine odakladığınızda neler olurdu? Önceki tartışma örneğindeki diğerlerine karşı öfke ve korkuyu deneyimlerken aynı zamanda umut ve kaygıyı da hssedersiniz. Muhtemelen tartışmada öfke en ön plandaki duygudur. Ancak teoride siz istediğiniz herhangi bir duyguyu ifade etmeyi seçebilirdiniz.

 

Bilinçli olarak bir duyguyu seçin ve onu yoğunlaştırın.

 

Bir dram yönetmeyi deneyin. Kağıt üzerinde, yüksek sesle veya sadece zihninizde bir filmde aynı anda hem direktör hem oyuncu olarak seçildiğinizde hissedeceğiniz duyguyu hayal edin. Bir oyuncu nasıl durur ve davranır? Ne söyler? Yüzünde ve ses tonunda ne dikkatimizi çeker? Uyguladıkça bir veya diğer bir duyguyu ön plana çıkarabildiğinizi göreceksiniz. Bu içten olmayan bir hile değil: başlangıç olarak gerçek duygulardan bir tanesini seçmiştiniz.

 

Olgu: İyimserlik Öğrenilir

Bazen insanlar diğerlerini sanki değişmeyen karakter özelliğiymiş gibi “iyimser” veya “kötümser” olarak tanımlayabilirler. Şu ana kadar ki araştırmalar gösteriyor ki iyimserlik gerçekte öğrenilebilen bir beceridir. Genellikle insanlar iyimserlik veya kötümserlikten birini daha çok kullanmaya yatkın olarak doğarlar. Daha sonra da bu başlangıç noktasından itibaren öğrenirler. 

Diğer bir efsane ise iyimserliğin pozitif düşünce ile aynı olduğu ve sorunları görmezden gelmeye dayandığıdır. Asıl iyimserlik bizi gerçekle yüzleştirerek çözüm bulabileceğimize dair inancı gerektirir.

 

Alıştırma: Gerçekçi İyimserlik

 

Kötümserlik bizi ne zaman yakalasa, sanki hiçbir seçenek yokmuş gibi hissettirir. Bazen üzgün ve korkmuş, hatta aciz ve çaresiz olmak faydalı ve mantıklı olsa da bu durumda kalmak problem çözmemize yardımcı olmaz. İyimserlikteki sır problemleri netleştirecek duyguları hissetmekte bize izin vermesidir. Sonrasında çözüm bulmak adına yeni seçenekler yaratmaktır.

 

Saplanmış hissettiğinizde, “henüz” , kelimesini ekleyin:

“Henüz bunu yapamam.”

 

Bazen insanlar “iyimser bakış açısını” hesaba katmaktan gerçek dışı olduğunu zannederek kaçınırlar. Bir çözüm: Sorunun ciddiliğini tümüyle kabul edip, sonra alternatifleri düşünmektir.

Sorun-Çözüm şeması yaratmaya çalışın. Tüm sorunları listeleyin ve bunların ne kadar kötü ve berbat olduklarına dair notlar alın. Yan sütuna, birçok beceri ve deneyime sahip olan biri için mümkün olan çözümü yazın. Henüz uygulayamasanız da bu çözüm işe yarayacak bir çözümdür. Sonra düzenleyin: Her iki taraf da gerçekçi mi? Ardından, çözümlerden bir tanesini seçin ve sorun: Bunu uygulayabilmek için ne öğrenmem veya neyi güçlendirmem gerekiyor? Bu güçlü yönü oluşturmakta size yardımcı olacak insanlar, kitaplar veya internet siteleri var mı? 

Bu süreci uygulamak iyimserliği deneyimlemenize ve zihninizin bu yönde gelişimini güçlendirmeye yardımcı olacaktır. Zamanla, sorunun ciddiliğini kabul etmeyi ve çözüm yaratabilmeyi daha hızlı yapabileceksiniz.

 

Olgu: Beyinlerimiz Empati için Bağlantılı

Duygular içimizde geri bildirim sarmalı olarak hizmet ederken, birbirimiz arasında da geribildirim sarmalı oluştururlar. Öncesinde duyguların bulaşıcılığından konuşmuştuk. Bunu gerçekleştiren sebeplerden biri “Ayna Nöronları” olarak isimlendirilen beyin hücrelerinden oluşan sistemdir. Beyniniz, kolunuzu hareket ettirmenize sebep olan hücrelere sahip; aynı zamanda bu hücreler başka birinin kolunu hareket ettirdiğini gördüğünde harekete geçiren Ayna Nöronlarıdır.

Bizler etkileşimde olmak için birbirimizle bağlantılıyız.

İnsanlar motor fonksiyonlarına ek olarak beynin birçok alanında “Ayna Nöronlarına” sahipler. Bu nöronlar beynimizin duygusal merkezlerine bağlılar. Bu demektir ki başkalarının duygularının farkına varmak ve cevap vermek beynimizin mimarisinin merkezidir.

Beyinlerimiz bağlantıda olmak için donatılmış.

 

Alıştırma: Hikayenin Daha Fazlası Var

Birçoğumuz beynimizi gerçek bilgiyi öğrenmek ve işlemek için geliştirdik. Okul ve iş yaşamında analiz etmeye ihtiyaç duyduğumuz bilgiye odaklanmayı öğrenmek için yıllarımızı harcadık. Bu diğer konuları, ilişkilerle ilgili duygular gibi bilgileri göz ardı etmeye karşı yetenekli hale geldiğimiz anlamına gelir. Kültürümüzden ve bu deneyimlerden birçoğumuz “haklı olmaya” çok odaklanırız. İlişkilerde, bu en önemli kriter değildir.

 

Kendinize Sorun: Bu gerçeklere dayanan bir konu mu,

yoksa ilişkisel bir konu mu?

 

Birine sinirlendiğinizde, Radikal Saygıyı deneyin. Bu uygulama başka birine bakmayı ve odaklı çaba harcayarak onun fikirlerinin de sizinki kadar önemli olduğuna, onlarında sizin kadar değerli olduğuna, sizin kadar hakkı olduğuna ve sizin kadar haklı olduğuna inanmanız anlamına geliyor.

Bu “Radikal” kısım, bunları candan yapmanız, bazen küçük yollarla bile kendinizi başkalarından yukarıda tuttuğunuzu fark edip onlarla eşit olmayı seçmek demektir. Bunu yaptığınızda, diğerlerinin bakış açısının da anlamlı ve önemli olduğunu görmeye başlayacaksınız ve onlardan öğreneceksiniz. Saygının gücünü hissettiklerinde, size açılacaklar ve birlikte empati kuracaksınız.

 

Olgu: Başkalarını Düşünmek Bize Yardımcı Olur

Özveri ile vermekte büyüleyici bir tezatlık vardır: Karşılığında çok şey alırız. O yüzden belki de bu gerçekte özveri değildir. Belki bu beynimizin diğerleri ile iyi çalışması için donanım şeklinin bir parçasıdır. Çeşitli araştırmalar bu fenomeni incelediler. Örneğin çalışanlarına nazik olan patronların daha fazla saygı kazandığına dair bulgular verilebilir. Six Seconds’ın bir araştırmasında, özel bankacılıkta çoğunluğun iyiliğine odaklananların daha çok yatırım anlaşması yaptıkları bulgulanmıştır.

 

Alıştırma: Çoğunluğun İyiliği

Bu fikri belki de duymuşsunuzdur, “küçük şeyleri dert etmeyin”. Stres altındayken neyin önemli olduğunu görmek oldukça zordur.

Zamanımız ve kaynaklarımız için birçok talep varken, rekabet eden ihtiyaçlardan bunalmak kolay oluyor. Bazen bu, insanları geri çekilmeye itiyor, kurban oluyorlar. Fazla talep karşısında, bazıları kısa süreli odakta kalabiliyor ve anlık haz arıyorlar. Tüm bunlar daha iyi hissetmek için duyulan arzu tarafından motive ediliyor. Fakat zamanla, seçeneklerden herhangi biri bizi duygusal olarak daha kırılgan bırakıyor.

Emin olmadığınızı hissettiğiniz zamanlar, kendinize şunu sorun:

Hepimiz için en büyük değeri yaratacak olan şey nedir?

 

Beş Yıllık Geriye Dönüş yaratmayı deneyin. Kendinizi 5 yıl sonraki bir zamandan şu anki ana bakarken hayal edin. Gelecekte sizin göreceğiniz fırsatlar nelerdir? Bu seçeneklerden hangisi önümüzdeki beş yılda da önem taşıyacak bir şeye katkıda bulunacak?

Bu değerlendirmeyi uyguladıkça, bakış açışı kazanan kaslarınızı geliştireceksiniz. Kendinizi “küçük şeyleri” daha iyi ayırt edebilirken ve bunlara kafanızı takmazken bulacaksınız. Bu size önemli olana ve paylaştığımız geleceğe odaklanacak enerji ve zamanı verecek.

 

Her yerde, Her Zaman!

Duygusal zekanın en güzel yönlerinden biri kolaylıkla alıştırma yapılabilmesidir. Hazırlık için özel ekipman veya büyük yatırım gerektirmez. Herhangi bir yere seyahat etmeye, takıma ihtiyacınız olmaz. Her gün alıştırma yapma fırsatınız var. Sonraki 10 dakikanızı nasıl harcayacaksınız? Önümüzdeki birkaç saatte karşınıza çıkacak kaçınılmaz trafik, engeller veya zorluklarla nasıl başa çıkacaksınız?

Yarın güne nasıl başlayacaksınız?

 

Hayatın Ritmi, dünyanın ilk ve en büyük Duygusal Zeka organizasyonu Six Seconds'ın Türkiye partneridir.

Türkiye’de 2018 yılında ICF iş ortağı Six Seconds’ın Sertifikasyon eğitimlerini Hayatın Ritmi olarak vermeye başlıyoruz. Duygusal Zeka’nın ölçülebilir, geliştirilebilir yetkinliklerini Koçluk  çalışmalarında “olumlu değişim” için farklı sektörlerdeki önemli şirketlerde deneyimliyoruz.

Six Seconds Sertifikasyon eğitimleri için ve iş hayatında Duygusal Zeka temelli- İletişim, Liderlik Takım eğitimlerimiz ve tabi ki Duygusal Zeka Koçluğu hakkında detaylı bilgi için bizlere info@hayatinritmi.com.tr adresinden ulaşabilir ya da www.hayatinritmi.com.tr den gelişmeleri takip edebilirsiniz.

 

Duygusal Zeka Eğitimlerimiz

Duygusal Zeka Liderlik Programı http://hayatinritmi.com.tr/tr/liderlik-20

Duygusal Zeka Eğitimi http://hayatinritmi.com.tr/tr/duygusal-zeka-19

Satış Ekipleri için Duygusal Zeka http://hayatinritmi.com.tr/tr/satis-profesyonellerinin-duygusal-zeka-gelisimi,122

İletişim ve İşbirliği için Duygusal Zeka http://hayatinritmi.com.tr/tr/iletisim-21

Değişime Liderlik Etmek için Duygusal Zeka http://hayatinritmi.com.tr/tr/degisime-liderlik,96

Duygusal Zeka ile Yaratıcı Düşünme ve Yenilikçi Olma http://hayatinritmi.com.tr/tr/yaratici-dusunme-ve-yenilikci-olma,118

 

Yazar Hakkında

Joshua Freedman Six Seconds’ın CEO’su ve 4 kitabın yazarı- 7 psiko-metrik değerlendirme araçları ve birçok makale, eğitim programı, ve duygusal zeka eğitim araçlarına sahiptir







Önerilen Ziyaretler
En Çok Okunan Blog Yazıları
Diğer Blog Yazıları